Atmaca ve Atmacacılık

Yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde olan ülkemizin Doğu Karadeniz sahili şeridindeki yerleşim yerlerinin dağlarında ve tepelerinde asırlardan beri atmaca avcılığı yapılır. Latinceyle “Accipiter nisus” diye tanımlanan bu küçük yırtıcı kuşa bölge halkı yöresel dille “Sifteri” der.
Atmaca etle beslenen vahşi kuşlar sınıfına mensup olup, ergin halde 180 ila 300 gram ağırlığındadır. Fiziki bakımından dişisi erkeğine oranla daha büyük ve daha güçlüdür. Her konuda dişiye oranla zayıf olan atmacanın erkeği avlanmada tercih edilmez. Erkek atmacanın mahalli dilde ki adı “Mamuli3i”dir.

Atmaca; Avrupa’nın ve Asya’nın suyu bol ormanlarında yaşar, yuva yapar ve aynı zamanda da göç eder. Genelde Rusya’nın ve Kafkasların doruklarında ürer. İki ila beş yumurta yumurtlar. 10 Temmuz’a kadar yavruları yumurtadan çıkar. 20 Ağustos’tan Ekim Ayı sonuna kadar kuzeyden güneydeki sıcak ülkelere göç eder. Mart Ayında ise, tam tersi olarak güneyden kuzeye üremek için geri döner.

Atmacanın bilinen 3 türü ve birçok çeşidi vardır. Türleri; Karalar, Kızıllar ve Sarılar adıyla sınıflandırılmıştır. Bu üç türün 20’den fazla çeşidi tespit edilmiştir. En değerlisi çok ender bulunan sarılar türünden “Beyaz İspir” çeşidi atmacadır.

 

Atmacanın göç yolları üzerindeki yerleşim yerlerinde asırlardan beri bu kuşlar çeşitli usullerle yakalanırlar. Atmacanın en yoğun göç yolları genel de Doğu Karadeniz’in kıyı şeridi üzerindeki yerleşim yerleri olan Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı, Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ile Borçka’nın Camili köyü, Murgul ve Artvin’in İskeb’e tepeleri ve civarlarıdır.


Geleneksel ata sporu olan atmacacılık Rize ve Artvin İlçeleri arasında yaşayan insanlarımıza asırlardan günümüze intikal etmiş kültür mirasıdır. Atmaca avcılığı sözcüğü içerik bakımından bencilliği ifade edebilir. Ancak burada avlanan atmacalara asla avcısı tarafından zarar verilmez. Beğenilen atmaca saklanır, beğenilmeyenler avdan hemen sonra doğaya bırakılır. Saklanan, ava alıştırılan avcı atmaca ise: bıldırcın avı sezonundan hemen sonra güneye göç edebileceği süreç içerisinde azat edilir.Arhavi, Artvin İlinde atmacacılık geleneğini yaygın olarak yaşatan ilçelerimizin başında gelmektedir. Sahip olduğu yüksek dağlar, sıcak ülkelere göç eden atmacaların izlenmesine avantaj olmuştur. Atmacacılık hususunda bilinçli olan yöre halkı tarihsel mirasa duyarlılık göstererek, bu kültürün yaşatılmasının gereğini de üstlenmiştir. Atmacayı birçok yöntemlerle tutmak mümkündür. Ancak en çok kullanılan av şekli aşağıda belirtilen yöntemlerdir.

 

1- Derelerde kapı yanına ağ kurmakla,

2- Geçit yerlerdeki yüksek ağaçlara torba ağ kurarak, (monta-skence)

3- Yavruların yuvayı terk etmesinden sonraki 15 gün içerisinde düdükle anneyi taklit etmek suretiyle onları çağırarak ve ağ tuzağa düşürerek,

4- Yüksek dağ geçitlerinde ağ kurmak suretiyle geçmekte olan atmacaya yöresel adı ğaço olan etçil çekirge kuşunu oynatıp ağa vurdurarak

 

Arhavi ve çevresi atmacacıları; gerek ahlaki değer taşımaması ve gerek sportif amaca hizmet etmemesi gerekçesiyle ilk üç maddeyle tanımlanan avcılık usulünü tasvip etmemektedirler. İlçemizde ve civarımızda çok eskilerden günümüze kadar 4. madde de belirtilen avlanma usulü uygulanmaktadır. Bu yönteme göre, Atmaca Nasıl Avlanır?

Atmaca tutmak için önce danaburnu (ğvapa) denilen böcek yakalanır. Yakalanan danaburnu ile atmaca kuşu (çekirge kuşu, ğaço) tutulur. Tutulan ğaço kuşu ile de Atmaca yakalanır. Eğitilen atmacalarla da bıldırcın avlanır. Özetlersek atmacacılık insan zekâsıyla; Kuşu, kuşa avlatma sanatıdır.

Danaburnu sebze bahçelerinde, gübrelik alanlarda toprağı serçe parmağı kalınlığında kazarak yeraltında yaşayan, etçil ğaço kuşunun çok sevdiği bir böcektir. Sabunlu veya mazotlu su bu deliklerden aşağıya döküldüğünde toprak altında rahatsız olur ve hemen dışarı çıkar. Yakalanan danaburnu atmaca kuşunun avlanması için yapılmış yay tuzaklı kapanın (ragi) içine konur. Kafesin içine, ayakları yere değecek kadar yükseklikte belinden iplikle bağlanan ğvapa yürüyebilmek için gayret eder. Bu hareket atmaca kuşu ğaço’nun ilgisini çeker. Ğvapayı avlamak için tuzağa giren ğaço, yay düzenekli kapanla yakalanır.

Yakalanan ğaçonun, atmacadan ürkmemesi için göz kapaklarının üzeri yukarıyı göremeyeceği şekilde meşinle yarım daire şeklinde kapatılır. Çubukta oynayarak atmacanın dikkatini çekmesi için kısa sürede eğitim verilir. Hazır hale gelince de atmaca tutmak için seçilen tepeye çıkılır. Tepe atmacanın göç yolu üzerinde olduğundan geçişler avcı tarafından takip edilir. Ancak atmacanın avcıyı görmemesi gerekmektedir. Avcı çalı çırpıdan atmacayı gözetleyeceği içinde rahatça saklanabileceği bir kabin yapar. Buna yöresel dille çerge denir.

Tepedeki çergenin önüne siyah iplikle örülmüş üçgen şeklinde bir ucu yere sabit ağ gerilir. Kendini çergenin içerisine gizleyen atmacacı ağın arkasına çubuğa oturttuğu ğaço kuşunu uzatarak oynatır. Göz kapaklarına yapıştırılan kapak sayesinde yukarıyı göremeyen ğaço kuşu tehlikeden habersiz bir şekilde çubukta oynaşır. Bunu gören acıkmış atmaca kanatlarını kapatarak bir mermi hızıyla atmaca kuşu ğaçoya yönelir. Ancak önünde duran ağı fark edemez ve büyük bir süratle ağa vurur. Ağa dolanan atmaca avcısı tarafından çıkarılır. Eğer yakalanan atmaca avcısının istediği tür veya cins değilse hemen orada o an azat eder. Beğenilmişse kanatları mendille bağlanarak korumaya alınır ve eğitilmek üzere tepeden inilir.

Verilen eğitimle kısa sürede insana ve çevreye alışan atmaca bıldırcın avına hazırlanır. İtaat etmeyi öğrendiğinde avcısının koluna oturtularak avlak sahasına götürülür. Çaylıklarda, fındıklıklarda gizlenen ve av köpeklerinin yardımları ile havalandırılan bıldırcınlara fırlatılır. Ayaklarından iplikle sahibine bağlı olan atmaca, kısa bir uçuştan sonra bıldırcını havada yakalar, yere indirir, pençelerini sırtına geçirir ve başını gagalayarak öldürür.

Aldığı eğitim gereği sahibini bekler, bıldırcını pençelerinin arasından almasına müsaade eder.

Bu Haberi Paylaş

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy